Kullanıcı Adı:

Beni Hatırla

Şifre:

Şifremi Unuttum

Ana Sayfa | Tasavvuf Akademisyenleri | Tasavvufî Yayınlar | Tasavvuf Dergisi | Konuk Defteri | Fotoğraflar | İletişim | Haberler

KÖSTENDİLLİ SÜLEYMAN ŞEYHÎ EFENDİ HAYATI ESERLERİ VE TASAVVUFÎ GÖRÜŞLERİ
(LIFE, WORK AND SUFISM INTERPRETATION OF SÜLEYMAN ŞEYHİ EFFENDI FROM KYUSTENDIL)
Yazar : Birol Yıldırım
Türü : Kitap
Baskı : 1.
Baskı Yeri/Yılı : Erzurum / 2016
Yayınevi : Ertual
Sayfa : 422
Görüntülenme : 10548
İndirilme Sayısı : 0
  Bu eserin tam metni dosya olarak bulunmamaktadır

Özet

Yaptığımız bu doktora çalışmasına konu olan Köstendilli Süleyman Şeyhî Efendi, XVIII. asrın sonlarıyla XIX. asrın başlarına denk gelen (d. 1163/1750 1235/1819-20) yılları arasında Bulgaristan’ın Köstendil şehrinde yaşamış âlim, şâir, hukukçuluk ve yöneticilik vasıflarına da sahip, çok yönlü bir Osmanlı müellifidir. Aristokrat ve zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. İki yaşında babasını kaybetmiştir. Köstendil’de âyanlık yapan ağabeyi Çelebi İbrâhim Efendi’nin himayesinde büyümüştür. Elimizdeki Bilgilere göre medrese eğitimini kendi imkanları ile Köstendil’de tamamlamıştır. Aynı zamanda ikinci mürşidi de olacak olan ağabeyi Çelebi İbrahim Efendi vasıtası ile bir Nakşbendî şeyhi olan Şâmizâde Mustafa Efendi’ye intisap etmiştir. Mürşidlerinin gözetiminde kısa sürede ve başarılı bir şekilde seyr ü sülûkunu tamamlayarak tarikatına ve mürşidine çokça bağlı bir şeyhi olarak temâyüz etmiştir. Daha mürşidi hayatta iken irşad görevi alan Süleyman Şeyhî Efendi, yaklaşık yetmiş yıllık ömrünün büyük bir kısmını bu tarîkat çerçevesinde irşad görevine hasretmiştir.
Hayata tevhîd-i vücûdî/vahdet-i vücûd penceresinden bakmayı tercih eden müellifimiz, evrendeki tevhîdi en derin bir şekilde hissetmiş olacak ki, bu hissiyâtını dillere pelesenk olabilecek“Yevm-i cedîd ve rızk-ı cedîd” vecîzesi ile ifade etmiştir.
Biri kayıp, iki divana sahip olan müellifimiz yaşadığı çağın edebî anlayışına uygun olarak vasat düzeyde bir şiir ortaya koymuştur. Daha çok nesir alanında başarılı olmuştur. Telif eserler açısından kısır ve buhranlı bir dönemde yaşayan Süleyman Şeyhî Efendi, Sofyalı Bâlî Efendi’den sonra Bulgaristan’da yetişmiş en velûd ikinci müellif olarak düşünce dünyamızda yerini almıştır. Tasavvufî konular başta olmak üzere birçok alanda eser vermiştir.
Süleyman Şeyhî Efendi, çağının sorunlarına bigâne kalmamıştır. İki aşırı ucu temsil eden tasavvuf cephesinin mülhidleri ve zâhir ehlinin mutaassıpları arasında sürüp giden anlaşmazlığa bir çözüm bulmak, her iki gurubu da orta bir noktada buluşturmak için çok çaba harcamış, sorunun çözümü için şerîatın merkezi ve belirleyici konumuna sürekli dikkat çekmiştir. Özellikle mektuplaşmalarından anlaşıldığı kadarıyla bulunduğu yöredeki mânevî atmosferin tam merkezinde yer aldığı anlaşılan müellifimiz, derin bir sosyal sorumluluk anlayışı ile çevresindeki halkın her meselesi ile ilgilenmiştir. Bu bağlamda aslî görevi olan mürşidlik ve müderrisliğinin yanında, salgın hastalıklar esnasında fedakâr bir sağlık görevlisi hissiyâtı ile kendi sağlığını tehlikeye atma pahasına o dönemin imkansızlıkları içinde birçok hastalığa nerede ise o dönemde tek çare olan hastalara okuyarak onların şifa bulmasına vesile olmuştur.
İki ayrı görev ile devlet hizmetinde bulunmuştur. Bunlardan birincisi, Köstendil’de bir müddet aile mesleği olan âyanlık ve mütesellimlik yapmasıdır. Muhtemelen bu dönemde Köstendil ve çevresinde bazı imar faaliyetlerine vesîle olmuştur. Fakat seyr ü sülûk sürecini olumsuz etkileyen bu dünyevî görevini kısa sürede terk ederek kendisini tamamen irşad ve tedris hizmetine adamıştır. Diğer bir görevi ise, İstanbul mahkemelerinde bir müddet çalışmasıdır. Derin bir fıkıh ve Arapça Bilgisi gerektiren bu görev kendisine hukuk formasyonu kazandırmıştır. Bu görevinin bir semeresi olarak da “Sakk-ı Şeyhî” isimli eserini kaleme almıştır.
Süleyman Şeyhî Efendi, maddî ve mânevî hizmetleri karşılığında Köstendil ve çevresinde yaşayan her kesim insandan büyük saygı görmüştür. Geride sadaka-i câriye türünden olarak “Bahrü’l-Velâye”, “Lemeât-ı Nakşbendiyye”, “Sübhatü’l-Levâyih” ve “Sakk-ı Şeyhî” gibi bazıları oldukça önemli ve meşhur olan birçok eser ve birçok halîfe ve Köstendil’de kendisinden sonra da oldukça aktif bir şekilde irşad görevini ifâ eden bir dergâh ve medrese bırakarak ebedî âleme göçmüştür.

 

Anahtar Kelimeler

Anahtar Kelimeler: Köstendilli Süleyman Şeyhî Efendi, Bahrü’l-Velâye, Lemeât-ı Nakşbendiyye, Tasavvuf, Tarîkat, İbnu’l-Arabî, Vahdet-i Vücûd, Nakşbendiyye Tarîkatı.
 

Abstract

Süleyman Şeyhi Effendi from Kyustendil, as the subject of our thesis, was an Ottoman author and a Sufi, scholar, man of letters, lawyer and local administrator who lived in Kyustendil city of Bulgaria between late 18th and early 19th century (1163/1750 1235/1819-20)
He was the son of a noble and wealthy family. His father passed away when he was at the age of two. He grew up under the auspices of his older brother Chalabi İbrahim Effendi, who served as the chief of Kyustendil. According to the information currently available to us, he completed his madrasah education at Kyustendil by his own means. He joined Şamizade Mustafa Effendi, who was a Naqshbandi sheikh, by means of his brother Chalabi İbrahim Effendi who became his second teacher in time. He successfully completed his seyr-ü sülûk (special training of a religious order) under the supervision of his teachers in a short time and distinguished himself as a Naqshbandi sheikh devoted a lot to his order and teacher. Süleyman Seyhi Effendi, who received the position of guiding people to the true path when his teacher was still alive, devoted the majority of his almost seventy years long lifetime to guiding people to the true path within the framework of this order. Our author, who experienced the life through the window of waḥdat al-wujūd (unity of being) deeply felt the unity and renewal existent in the universe and expressed this feeling of his through this expression which has become a piece of common use: “yevm-i cedid and rızk-ı cedid” (a new day and a new livelihood).
Our author, who had two divans one of which is lost, penned a mediocre poetry in accordance with the literary understanding of his era. He was more successful in prose. Süleyman Şeyhi Effendi, who lived in an era infertile and stressful in terms of original copyright works, took his place within our world of thought as the second most productive author grew up in Bulgaria after Bali Effendi from Sofia. He produced works in primarily Sufism and numerous other fields.
Süleyman Şeyhi Effendi was not indifferent to the problems of his era. He struggled a lot to find a solution to the ongoing dispute among the representatives of two extreme ends –the heretic of Sufism and the radical of external interpretation- and bring together these two at a common point and he drew attention to the central and decisive position of the Sharia for the solution of the problem. Our author, who is understood particularly from his correspondence to be right at the centre of the spiritual atmosphere of his region, paid attention to any problem of the people around him with a deep understanding of social responsibility. In this regard, he served as a means to cure the patients by applying the recital of religious prayers as almost the only method against many diseases due to the impossibilities of the era by exposing his own health to danger bearing the spirit of a self-sacrificing medical during epidemics in addition to his main responsibilities of guidance to the true path and lecturing.
He served as a public officer at two different positions. One of them was that he served as the chief and tax collector at Kyustendil, which was the profession of his family. He probably led some public work activities within the town during this period. However, he quitted this worldly duty after a short while due to its negative impact on the process of special training of the religious order and devoted him completely to guidance to the true path and lecturing. Another responsibility of him was to work at the courts of Istanbul for a while. This position, which required a profound knowledge, provided him a mission of law. He produced his book titled “Sakk-ı Şeyhî” as a fruit of this duty.
Süleyman Şeyhî Effendi was highly respected by people from all walks of life living in and around Kyustendil in return for his material and spiritual services. He passed away bequeathing as a perpetual charity more than forty work such as “Bahrü’l-Velâye”, “Lemeât-ı Nakşbendiyye”, “Sübhatü’l-Levâyih” and -some of which are very important and renowned-, many successors and a dervish lodge which guided people to the true path quite actively following his departure.

 

Keywords

Keywords: Süleyman Şeyhî Effendi from Kyustendil, Bahrü’l-Velâye, Lemeât-ı Nakşbendiyye, Sufism, Religious order, İbnu’l-Arabî, Waḥdat al-wujūd, Naqshbandi order.
 

Gelişmiş Arama

Hızlı Erişim

Sayaç

Dost Site

Kullanılabilir renk seçenekleri
AYDINLI WEB TASARIM --> İrtibat için: aaydinli@gmail.com

Site Yöneticisi: Halil İbrahim Şimşek

bilgi@tasavvufakademi.com