Kullanıcı Adı:

Beni Hatırla

Şifre:

Şifremi Unuttum

Ana Sayfa | Tasavvuf Akademisyenleri | Tasavvufî Yayınlar | Tasavvuf Dergisi | Konuk Defteri | Fotoğraflar | İletişim | Haberler

Fülânî Hareketi Önderleri İle Bornu Ulemasından el-Kânimî Arasında Gerçekleşen, Savaş Barış, Tekfir Uhuvvet Tartışmalarının Yer Aldığı Mektuplaşmalar
Yazar : Kadir Özköse
Türü : Makale
Baskı Yeri/Yılı : Ankara / 2004
Dergi : Tasavvuf İlmî ve Akademik Araştırma Dergisi
Sayı : 13
Sayfa : 189-230
Görüntülenme : 9011
İndirilme Sayısı : 1
  Bu eserin tam metni dosya olarak bulunmamaktadır

Özet

1808 yılında başkent Ngazargamu’nun düşmesinden sonra Bornu Mai’si üstün kabiliyet ve yeteneği ile tanınan Şeyh el-Kanemî’nin yardımına başvurdu. el-Kanemî, Bornu’nun bölünmesine mani oldu, Fülânilerin doğuda daha fazla ilerlemelerinin önüne geçti. Rakipleri gibi el-Kanemî de bir komutan ve siyasetçi olduğu kadar alim ve maneviyat önderi idi. Güce güçle karşılık vermekten başka, Fülânileri dinî münakaşalarla da tenkit ve tehdit etmişti. 1809 yılında Ngazargamu’yu tekrar ele geçirdikten sonra yaptığı ilk iş, Şehu’ya eleştirel mektuplar yazmak oldu: el-Kanemî, mektubunda isyan eden kişilerin kafirlerle eş tutulması, kötü yola sapan kişilerin mürted sayılması gibi tartışmalı konuları gündeme taşımaktadır. Şu bir gerçek ki el-Kenemî, ıslahatçıları en zayıf noktalarından vurmaktaydı. Bello daha sonraki süreçte itirafta bulunarak el-Kanemî’nin yakındığı konuların yersiz olmadığını, eleştirilerdeki gibi bazı Fülâni önderlerin davanın ruhuna uymayan icraatlarından ve yanlış tutmlarından dolayı vicdan azabı duyduğunu belirtmektedir. Başlangıçta davalarının dini temeller üzerinde kurulduğunda hiç şüphemiz yoktur. İnanışa göre Şehu, Allah’ın bir lütfuydu. O sadece dinin ıslahı için görevlendirilmiş bir maneviyat önderi değil, o aynı zamanda günün sorunlarını dinin penceresinden yorumlamasını sağlayan, Fülânileri zaferden zafere taşıyan, Hausa sultanlarının saltanatını Fülâni halkına bağışlayan bir halk kahramanıydı. Devletin siyasi yapısı böylesi temel argümanlara dayalı olarak kurulmaktaydı. Artık el-Kanemî gibi ilmine ve fazlına güvenilen bir isim Fülâni teşkilatını anlamlandırmaya, tetkik ve araştırmaya koyulmakta ve bu çatının derme çatma olduğunu seslendirmekteydi. Hem Bello hem de Abdullah el-Kanemî’nin suçlamalarını yalanlamak için mektuplar yazmıştır. Şehu’nun izni ve ruhunu yansıtan mektuplarında Bello uzunca ve samimi değerlendirmelerde bulunmaktadır. el-Kanemî’nin eksik ve yanlış Bilgilendirmeye dayalı kararlarını eleştirmekte, cihada yol açan faktörleri analiz etmeye çalışmaktadır.
 

Anahtar Kelimeler


 

Abstract

In 1808, after the loss of Ngazargamu, his capital, the Mai of Bornu had enlisted the aid of Sheikh El-Kanemi, a man of outstanding ability and distinction, who had succeeded in checking the disintegration of Bornu and halting the eastward advance of the Fulani. Now El-Kanemi, like his adversaries, was a scholar and a divine as well as a soldier and an administrator. Besides meeting force with force, therefore, he challenged the Fulani in their own theological field. His first move, made after his recapture of Ngazargamu in 1809, was to address the critical letters. In these letters El-Kanemi had raised the controversial questions of whether disobedience was tantamount to unbelief and when backsliding became apostasy.
Clearly, El-Kanemi had touched the weakest spot in the argument of the reformers. Bello admitted as much afterwards when he said that in the whole course of the jihad nothing had caused the Fulani leaders as much anxious heart-searching as El-Kanemi's questioning of their claims. This is not surprising for from the very outset their cause had been established on religious foundations. It was the belief that Shehu was God's chosen instrument and that he was destined not only to purify religion but to introduce a new order into worldly affairs that had been the source of the faith and exaltation which had carried the Fulani to victory and had seemed to justify their sweeping aside the hereditary authority of the Hausa Chiefs. The political structure of the whole Empire in fact rested upon these basic assumptions. Now El-Kanemi, a man of admitted learning and eminence, after probing and testing the foundations, had publicly pronounced them to be unsound. Both Bello and Abdullahi wrote to El-Kanemi to refute his charges. Bello's letter, which was doubtless inspired by Shehu, or at any rate approved by him, was long and forthright. After taking El-Kanemi to task for reaching his conclusions on false or imperfect information, he went back to describe the causes which had led to the jihad

 

Gelişmiş Arama

Hızlı Erişim

Sayaç

Dost Site

Kullanılabilir renk seçenekleri
AYDINLI WEB TASARIM --> İrtibat için: aaydinli@gmail.com

Site Yöneticisi: Halil İbrahim Şimşek

bilgi@tasavvufakademi.com