Kullanıcı Adı:

Beni Hatırla

Şifre:

Şifremi Unuttum

Ana Sayfa | Tasavvuf Akademisyenleri | Tasavvufî Yayınlar | Tasavvuf Dergisi | Konuk Defteri | Fotoğraflar | İletişim | Haberler

Sufi Araştırmaları'nın 12. sayısı yayınlandı

Sufi Araştırmaları'nın 12. sayısı yayınlandı

www.sufiarastirmalari.com
Sûfî Araştırmaları - Sufi Studies Cilt/Volume: 6 Sayı/Issue: 12 Yaz/Summer 2015
EDİTÖRDEN
Prof. Dr. Mustafa YILDIRIM
Bahar serin geçti ama kavurucu yaz sıcaklarını yaşıyoruz. Ömrümüz ise şahsım adına güz mevsimine göz kırpıyor. Pek çok yaşanmışlık var ömrümüzde. Hz. Mevlana ile sohbet ettikçe bazı yaşanmışlıklar daha bir tebellür ediyor zihnimizde. Mesela yılanla gösteri yapan şahsın akıbetini anlatan Mesnevi hikâyesinin günümüzdeki yansımalarını düşünüyor insan. Önce hikâyeyi hatırlayalım. Bir yılancı kış uyuşukluğundan ayılmamış bir yılanı alır, şehrin meydanında o yılanla bir gösteri yapmak ister. Yılancı kendinden emindir, başlar gösterisine. Fakat bir şeyin farkında değildir. O gün bahar güneşi kendini fazla göstermiştir. Güneşin tesiriyle yılan canlanmaya başlar, biraz sonra da yılancıyı sokup oracıkta öldürüverir. Hz. Pir, “Nefsin senin yılanındır.” diye başlar öğütlerine. “Sen nefsine güvenirsin, ondan bir zarar gelmeyeceğini düşünürsün.” der. “Fakat senin nefis yılanına makam güneşi, servet güneşi, imkân-itibar güneşi vursun da o zaman gör, o yılanın nasıl canlanıp seni soktuğunu.” diye uzun uzun sıralar öğütlerini. Güneş canlılar için hayat kaynaklarından önemli biri. Toprağı ısıtınca canlanmaya başlar nebatat ve hayvanat. Her biri kendi fıtratı, mayası neyse onun gereğini koyar ortaya. Zahiri hayır görünenler nimetler saçar; koyunlar kuzular, tavuklar yumurtlar, buğdaylar başağa durur, çiçekler güzel koku ve neşve saçar. Zahiri şer görünenler ise korku ve ürperti veren halleriyle başlarını uzatırlar; dikenler, zehirli otlar, yılanlar, çıyanlar o güneşin çocuklarıdır. Bütün bunlar varlık âleminin denge unsurudur. Hayır-şer tanımlamaları zahiri anlamda insanın algı biçimiyle alakalıdır. Maksadımız güneşin her şeyi fıtratı, mayasına göre etkilediğini anlatmaktır. Konuyu insana getirmektir meramımız. Koyun tabiatlısı da var insanın yılan tabiatlısı da. Ayırt etmek zordur onları. Ta ki nefislerini canlandıracak bir güneş onlara vuruncaya kadar. O zaman ortaya çıkar fıtratı, mayası. Mayası güzelse o güneş onu daha hayırlı ve bereketli kılar; hak hukuktan ayrılmadan nice güzelliklere
Mevlânâ Düşüncesi Araştırmaları Derneği Prof. Dr. Mustafa YILDIRIM
X Sûfî Araştırmaları - Sufi Studies SAYI 12 
vesile olur. Fakat sayıca azdır bunlar. Çoğunluk ise yılan tabiatlıdır. Nice mübarek görünen insanlar vardır, asla bir haksızlık, kötülük ummazsınız kendisinden. Fakat bir gün makam güneşi doğar, servet, makam itibar güneşi yansır nefsine. Tanıyamazsınız kendisini. Nefsi kabarmış, egosu yükselmiştir ve nice meziyetler vehmeder artık kendisi için. “Sıkıntıya düştüğünde Bize dua eder. Sonra onu katımızdan bir nimetle donattığımız zaman ’bu bana bendeki bilgi ve kabiliyetten dolayı verildi’ der” (Zümer 39/49). Benzer ayetler sıkça tekrarlanmıştır Kur’an-ı Kerim’de. Soyut tanımlar, izahlar âfâkî geldiği için birkaç örnek verelim: Bir hoca hakkında anlatılır. Hoca vaazlarında şans oyunlarından para kazanmanın haram olduğunu anlatırmış yeri geldikçe. Oğlu da meraklıymış şans oyunlarına. Günün birinde yüklü bir para çıkmış oğluna. Küçük bir ilçe olduğu için çabucak duyulmuş ve hocanın ne yapacağı merak konusu olmuş. Hoca Cuma vaazında konuyu açmış. Düşünüp taşındığını, Allah’ın haram yemeyi yasakladığını fakat kullanmayı yasaklamadığını, bundan dolayı da o parayla otomobil aldıklarını söylemiş. Servet güneşi vurunca nefis, nasıl bir yılan olup tevil zehri akıtıyor! İmkânı dar olan çoğu kişi eline imkân geçse ne kadar cömert ve hayırsever olacağını söyler durur. Eline imkân geçtiğinde ise cimri kesilir. Bunların örneklerini her zaman görebiliriz çevremizde. “Allah dostlarında bile en son giden duygu önde olma duygusudur” buyurur Hz. Pir. Bir tarikata bağlı öğrencimin şeyhi vefat ettiğinde kendisine, “Şeyhinizin yerine kimin geçeceği belli oldu mu?” diye sordum. “Sorun var hocam” dedi. “Bir tayin ya da tasvip olmadığı halde kırk yıla yakın Efendi hazretlerinin yanında hizmet eden zat halifelik iddiasında bulunuyor.” Garip değil mi? Tasavvufun en önemli hedeflerinden biri mahviyet ve nefsi egodan temizlemek. Demek kâr etmiyor yıllarca yapılan riyâzât. Fırsat güneşi vurmaya görsün nefse. Heba oluyor cümle emekler. Son on yıldır siyaset güneşi vurdu pek çok ilim irfan sahibine. Çizgisinden hiç sapmayanlar olduğu gibi türlü farklı hayallere kapılanlar, nefis yılanının akıttığı zehirli tevillerle kendilerine ve camialarına yazık edenler de oldu. Halim-selim kendi halindeki ve mana ehli zannettiğimiz bazı insanlar nefis yılanını ısıtan imkân güneşi ile buluşuverince, tasavvufça hiç tasvip edilmeyecek hal ve tavırların sahibi oluverdiler. Gıybet yapmak değil tabi ki amacım. Bir mesnevi hikâyesi vesilesiyle bazı yaşanmışlıkları hatırlayarak nefis muhasebesi denemesi benimki. Kusurum affola. Gürol PEHLİVAN kardeşimin gayreti ve disiplinli takibi ile periyoda uygun olarak 12. sayımızı da çıkarmış olduk. Öncelikli teşekkür borcumuz onun için. Bu sayının oluşmasına araştırmalarıyla katkı veren Prof. Dr. Ömer YILMAZ hocamız başta olmak üzere Yrd. Doç. Dr. Ali ALBAYRAK, Yrd. Doç. Dr. İsmail AVCI, Dr. Gonca KUZAY DEMİR, Öğr. Gör. İbrahim ÇELİK ve Ar. Gör Ahmet KESKİN kardeşlerime en samimi teşekkürlerimi sunuyorum. Hayırla kalın.

Sûfî Araştırmaları - Sufi Studies Cilt/Volume: 6 Sayı/Issue: 12 Yaz/Summer 2015

İÇİNDEKİLER
VII

EDİTÖRDEN
Prof. Dr. Mustafa YILDIRIM IX

ALMANYA’DA DİNÎ HAYATIN UNSURU OLARAK TARİKATLAR
Ömer YILMAZ 1

ALEVİ-BEKTAŞİ RİTÜELLERİ VE TEMEL KURUMLARINDAN HAREKETLE SOSYAL BÜTÜNLEŞME
Ali ALBAYRAK 21

ABDÜLKÂDİR-İ BELHÎ’NİN ESRÂR-I TEVHÎD’İ VE NÂZIM PAŞA’NIN TÜRKÇE TERCÜMESİ
İsmail AVCI 37

PRİZRENLİ BİR MUTASAVVIF ŞAİR: HOCA HAFIZ AHMED FETHÎ VE ESERLERİNDEN ÖRNEKLER
Gonca KUZAY DEMİR 67

GELENEKSELCİ EKOL’ÜN TASAVVUFLA İLGİLİ BAZI KONULARA YAKLAŞIMLARI
İbrahim ÇELİK 107

TÜRK TASAVVUF KÜLTÜRÜ VE DEVİR NAZARİYESİ BAĞLAMINDA NEŞET ERTAŞ
Ahmet KESKİN 131

Gelişmiş Arama

Hızlı Erişim

Sayaç

Dost Site

Kullanılabilir renk seçenekleri
AYDINLI WEB TASARIM --> İrtibat için: aaydinli@gmail.com

Site Yöneticisi: Halil İbrahim Şimşek

bilgi@tasavvufakademi.com